Anasayfa Kişisel gelişim İlişkilerde Bağımlılığa Son/ Melody Beattie

Alışveriş Sepetiniz

VirtueMart
Alışveriş sepetiniz boş.

PDFPrintE-mail
İç Dünyanızı Sadeleştirin / Elaine St. JamesKadın / OSHO

İlişkilerde Bağımlılığa Son/ Melody Beattie
Resmin tümünü görüntüle


Paylas |

İlişkilerde Bağımlılığa Son/ Melody Beattie

Ürün fiyatı (adet): 15.00 TL
9.00 TL
Bu kadar kazandınız: 40.00%

Ask a question about this product

İLİŞKİLERDE BAĞIMLILIĞA SON


Olaylar ve insanlar tarafından kontrol edildiğinizi düşünür müsünüz? Yalanlara inanır, kendinize yalan söyler misiniz? Mutluluğu kendinizin dışında mı ararsınız? Ebeveynlerinizden yeterince sevgi göremeyip onlar tarafından takdir edilmediniz mi? Kendinizi sevmiyor musunuz? Hayatınızı diğer insanlar merkezinizde yer alacak şekilde mi yaşarsınız? Sevdiğiniz zaman kendinizde yer alacak ilginizi kaybeder misiniz? Yürümeyen ilişkilerinizi sürdürmeye çalışır mısınız? İnsanların sizi sevmeye devam etmelerini sağlamak için kötü davranışlara katlanır mısınız?

TÜRKÇE EDİTÖRÜNDEN BİRKAÇ SÖZ

Bu kitapta kullanılan karşılıklı bağımlılık kavramı pek çok insan için bir kafa karışıklığına sebebiyet verebilir. Bunun en önemli nedeni Türkçe’deki bağlılık ve bağımlılık kavramlarının birbirinin yerine sıklıkla kullanılmasıdır.

Bağlılık kavramı, bilinçli bir seçimdir, dolayısıyla kişinin ya da kurumun çıkarına veya tercihine bağlıdır. Oysa, bağımlılık kişi ya da kurumun zaafiyeti nedeniyle veya istemsiz bir şekilde de olsa kendisine zarar veren bir şeye yahut ilişkiye kendisini mecbur hissetmesi, onsuz yapamamsı anlamına gelir.

 

Bu kavramsal karmaşanın yansıdığı alanlardan en göze batanı sosyal bilimler ve uluslar arası ilişkilerdir. Türkçe’de halen kullanılan karşılıklı bağımlılık terimi “Bir ilişkinin iki –ya da daha fazla— taraf için karşılıklı çıkarlara hizmet etmesi” anlamına gelmektedir. Buradaki Karşılıklı bağımlılık terimi İngilizce’deki interdependency sözcüğünün karşılığı olarak kullanılmaktadır. Oysa bu sözcüğün kavramsal karşılığı karşılıklı bağlılık ya da birbirine bağlı olmak’tır ve karşılıklı çıkarlara hizmet etme durumunu daha iyi ifade eder.

Oysa bu kitapta kullanılan —ikili ilişkilerdeki yahut aile içi ilişkilerdeki— anlamıyla karşılıklı bağımlılık kavramı İngilizce’deki codependency sözcüğünün karşılığına denk gelmektedir. Karşılıklıl bağımlılık burada kişinin kendi iyiliğine ve mutluluğuna hizmet etmediği halde karşısındaki kişiye ve onunla olan ilişkisine bağımlı olması, o kişiyle olan ilişkisini bitirememesi ve kendisini tekrar tekrar bu duruma sokmasıdır. Kısaca olumlu bir anlam veya tercih içermemektedir.

 

Tüm bu kavram karmaşasını göze alma pahasına kitapta bilinçli olarak karşılıklı bağımlılık terimi tercih edilmiştir. Çünkü yazarın da kitapta vurguladığı üzere bu kavram İngilizce’de de uzun zamandır oturmuş ve bilinen bir kavram değildir. Ancak bizzat bu kitap sayesinde kavram iyice anlaşılmış ve literatürdeki yerini almıştır. Kitabın etkisi yıllar boyunca dalga dalga yayılmış ve Amerika’nın yanı sıra yayınlandığı neredeyse her ülkede en çok satan kitaplar arasına girmiş ve toplam beş milyona yakın bir satış rakamına erişmiştir.

 

Ülkemizde de bu kitabın çok geniş kitlelere yayılarak aynı etkiyi yapması ve karşılıklı bağımlılık kavramını Türkçe liteatüründeki doğru yere yerleştirmesi —en azından buna bir katkıda bulunması— beklenebilir.

Sangeet

1992 Baskısı İçin Önsöz

 

 

Seksenli yılların başında, karşılıklı bağımlılık üzerine bir kitap yazmayı ilk kez düşlediğim —kendi acılarımla umutsuzca başa çıkmaya çalıştığım— bir sırada eğer bana ne olduğunu ve iyi olmam için ne yapmam gerektiğini bir gün anlayabilecek olursam, bununla ilgili bir kitap yazacağıma söz verdim. Bu kitabın samimi, yumuşak, insanları yargılamayan ve mesleki olmayan bir kitap olacağına karar vermiştim.

 

Nazik bir kitap olacaktı. Çünkü ihtiyacım olan şey buydu: bilgi ve nezaket. Kendime ait karşılıklı bağımlılık problemlerim ile ilgili olarak iyileşme sürecinde yardıma ihtiyacım vardı.

 

Beş yıl kadar sonra o kitabı yazmaya oturdum. Onu yazarken on yıllık eşimden yeni ayrılmış olarak, kendime ve çocuklarım Nichole ve Shane’e bakabilmek amacıyla dört ay boyunca sosyal yardım ile geçindim.

 

Benim gibi uzman olmayan birinin böyle bir kitabı nasıl yazacağına dair endişeye kapıldığımda, onu nasılsa sadece çok az kişinin okuyacağı için aklımdan geçenleri söylemekte bir sakınca olmadığını düşünerek kendimi avutuyordum. Kitabın giriş bölümü üzerinde sadece kitabı değil, karşılıklı bağımlılık kavramını da büyük çoğunluğu henüz bu sözcüğü duymamış olan dünyaya sunabilmek amacıyla çok vakit harcamıştım.

 

Şimdi, bir beş yıl daha sonra, iki milyondan daha fazla satan kitaba bir yıldönümü önsözüyazmam istendi.

 

Hazelden Yayınevi’ndeki editörüm ve arkadaşım olan Rebecca Post’a “Ne konuda yazayım?” diye sordum.

 

“Sen bu kitabı yazdığından beri kadınlarda, ülkendeki insanlarda, sende olan değişikliklerden bahset” diye önerdi.

 

Düşündüm. “Körfez Savaşı, Sovyetler Birliği’nde komünizmin dağılması ve Hill-Thomas duruşması dışında ne değişiklik oldu?”

 

Televizyonu açtım. Adını şimdi hatırlayamadığım haftanın filmi, alkolizm ve tecavüze uğramış olma sorunlarıyla baş etmeye çalışan bir genç kızı anlatıyordu. Bir hemşire olan annesi, kızın babası olan kocası ile yürümeyen ve kendisine zarar veren birlikteliğini bitirmek için kahramanca çabalıyordu. Film boyunca anne ve kız, böyle bir davranışın azaltıcı etkileri sebebiyle birbirlerini kurtarmamaları gerektiğinden bahsediyorlardı. Film kızın artık bir kurban olmamak üzerine yazdığı şarkıyı gitar çalarak söylemesi ile bitiyordu.

 

Uzun zamandır gitmediğim bir kiliseye girdim. O soğuk kış sabahındaki ayin pek de alışılagelmiş şekilde değildi. Rahip kalbinden gelerek konuşuyor, cemaate artık utanç, korku, suçluluk duygusu ve samimiyetsizliğe dayanan bir kiliseyi yönetmek istemediğini söylüyordu. Bunun yerine eşitliğe, dürüstlüğe, samimiyete, kabul edişe ve Tanrı sevgisinin iyileştirici gücüne dayanan bir kilisenin üyesi olmak istediğini söyledi. Kendi konuları ve problemleri ile uğraşabileceği, insanların birbirleriyle ve Tanrı’yla sağlıklı, dürüst ilişkiler yürüttüğü bir kilisenin parçası olmak istiyordu.

 

Kızım yeni bir okuldaki ilk haftasının ardından eve gelerek “Anne bil bakalım ne oldu?” dedi, “Okulda her gün senin meditasyon kitaplarından bir parça okuyoruz. Arkadaşımın okulunda sağlık dersinde karşılıklı bağımlılıktan bahsediyorlarmış.”

 

Kapağında kırılmış bir kelepçe resmi olan kitabım, Fransa’da en çok satan kitaplar listesine girdi.

 

Kitabımın başlığını taklit eden Kedi Bağımlılığına Son kitabı Minnesota’da 1991 Yılbaşı kitap listesine girdi.

 

Bazı şeyler değişti. Ben dört kitap daha yazdım, dünyayı dolaştım, boşandım (ama yeniden evlenmedim), sosyal yardım servisine bana yaptıkları maddi yardımı geri ödedim.

 

Suiistimal problemlerimizi ortadan kaldırmamız konusunda çok daha hevesli ve heyecanlıyım. Her konuda çok daha yoğun hissediyorum. Daha doğal, daha az düşünerek hareket eden biri oldum, kadınlığımı kabullendim ve bu arada hayattan —sınırlar, esneklik ve kendi gücüme sahip olmak ile ilgili — birçok ders çıkardım… Ve sevgi ile ilgili. Erkeklere saygı duymayı öğreniyorum. İlişkilerim artık daha derin. Bazıları değişti.

 

Hayatımdaki en önemli değişiklik, oğlum Shane’i kaybetmem oldu. Şubat 1991’de, on iki yaşına bastıktan üç gün sonra, hayatımın ve çalışmalarımın çok büyük parçası olan sevgili oğlum Shane, Afton Alplerinde kayak yaparken geçirdiği bir kazada öldü.

 

Ölümü ve hayatı öğreniyorum.

Büyüdüm ve değiştim. Arkadaşlarımın büyümesine ve değişmesine tanıklık ettim. Çoğunuz bana yazdıklarınızda kendi değişiminizi anlattınız.

Halen duyguları hissetmek ve ilerleyişime, seçtiğim yola ve Tanrı’ya güvenmek konularında mücadele ediyorum. Halen korku hissettiğim zamanlar oluyor. Bazen unutuyor ve her şeyi kontrol etmeye çalışıyorum. Eğer kendimi yakalamazsam saplantılı biri olabilirim.

 

Ve yıllardır en çok satanlar listesinde olmasına rağmen, insanların ve basının bana en çok sorduğu şey halen “Karşılıklı bağımlılık tam olarak ne demek?” sorusu oluyor.

 

Bazı şeyler çok da fazla değişmiyor. Hâlâ bir uzman olmayı ve “guru” sıfatını sürekli olarak reddediyorum. Ama hâlâ size ne gördüğümü ve neye inandığımı anlatma konusunda istekliyim.

 

Bazı şeyler değişmemiş gibi gözükse de, aslında değişiyor; gerek birey, gerek toplum olarak bilincimiz yükseliyor. Kadınların ruha ve erkeklerin de duygulara sahip olduğunu fark ettik.

 

Ve ben iyileşme sürecimde başlangıçta niyet ettiğimden çok daha fazla ileri gittim.


Availability

Stokta: 186




Müşteri yorumları:

Bu ürün için hiç görüş belirtilmemiş.
Lütfen görüş belirtmek için kullanıcı girişi yapın.


Son görüntülenen ürünler

Ganj Kitapları
OVVO Basım Yay. ve Tan. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.
YEDPA Tic. Merkezi E-Cad. No:109 Yeni Çamlıca Mahallesi, Ataşehir / Kayışdağı - İSTANBUL
Tlf : +90 216 660 02 41 | Faks : +90 216 471 86 48