Anasayfa NLP / Eğitim Eskimeyen Değişim / Dr. Richard Bandler

Alışveriş Sepetiniz

VirtueMart
Alışveriş sepetiniz boş.

PDFPrintE-mail
Erkek Ve Kadın Olmanın Ötesi / OSHOFarkındalık / OSHO

Eskimeyen Değişim / Dr. Richard Bandler
Resmin tümünü görüntüle


Paylas |

Eskimeyen Değişim / Dr. Richard Bandler

Ürün fiyatı (adet): 14.50 TL
8.70 TL
Bu kadar kazandınız: 40.00%

Ask a question about this product

ESKİMEYEN DEĞİŞİM

 

Arka Kapak

Kitap davranışlarınız için bir kılavuz olarak tasarlanmıştır. Size daha hızlı bir şekilde değişmeyi öğreterek değişiklikler yapma ve terapiden, değişimin yavaş, uzun sürecinden kaçınma konusunda yardımcı olacak bir kılavuzdur. Çalışmalarım sırasında keşfettiğim şeylerden biri insanların problemlere çok hızlı bir şekilde sahip olmasıdır. Tek bir kötü kaza sonrasında insanlar araba sürme korkusu edinirler. Bir kere arıların içine düşen biri arı fobisine sahip olur. Eğer insanlar korku sahibi olmayı kısa bir süre içinde öğrenebiliyorsa başka bir şeyi öğrenmeleri de çok zaman almamalıdır, bu yüzden benim tercihim her zaman bir şeyi yapmanın hızlı bir yolunu bulmak üzere başka bir yaklaşım kullanmak olmuştur.


İnsanları engelleyen bir şey, onların sorunları devam eden bir varoluş biçimi olarak değerlendirmeleridir. Her tür değişimin ‘eskiyeceğinden’ endişe ederler. Tabii ki gerçek kesinlikle bu değildir. Gerçeklikte biz sınırlayıcı ve kullanışsız davranışları kendi düşüncelerimiz ve hareketlerimiz ışığında öğreniriz. Buradaki iyi haber bu problemlerden kurtulmanızın mümkün olmasıdır. Hiçbir şey ‘eskimez’ çünkü siz farklı düşündüğünüz sürece farklı hissedersiniz.

Başlangıç


Davranışsal teknolojileri kırk yılı aşkın bir süredir geliştiriyorum. 1970’lerin ilk yıllarında bu işe başladığım sıralarda psikoloji alanı kimin doğru yaklaşıma sahip olduğu konusunda terapistler ve uygulamacılar arasında yaşanan savaşlara sahne oluyordu. Bu tartışma bana gereksiz geliyordu. Farklı teori ve uygulamalara ilişkin elliyi aşkın okul tek bir tutarlı sonuç üretmeyi başaramamıştı. Ben bilgi biliminin ilk çağlarında doğmuş, matematik ve bilim ile uğraşan biriyim. Bu yüzden psikolojiden daha farklı bir yol seçtim.

‘Yanlış gidenler” ya da ‘nedenler’ ile ilgili bir arayışa girişmedim. Çareler aramaya çalışmadım. Nasıl olmuş olursa olsun, neyin işe yaradığına baktım. Eğer birkaç iyi terapist herhangi birini ‘iyileştirdiyse’ aslında ne yapmış olduklarına baktım. İnsanlar problemlerini kendi kendilerine aştıklarında ne olduğuna baktım. Bunun sonucu şimdi Nöro Linguistik Programlama adı verilen şeydir; bu da başka insanların işe yaradığını öğrendiği şeyleri öğreten bir dizi derstir.

Bana başlangıçta yardımcı olan psikiyatristlere teşekkür ederek söze başlamalıyım. Onlar çalışmalarımı test edebilmem için danışanlara ulaşmam konusunda bana yardımcı oldular. Bana sonuçlar elde etmiş az sayıda hekim olan Virginia Satir ve Milton H. Erickson’ın çalışmaları ile ilgili bilgi verdiler.

Ayrıca bana bulduklarımı kendilerine öğretme şansı veren cesur danışanlara da teşekkür etmek istiyorum. Örneğin korkularını aşmış yüzü aşkın insanı inceledim ve onların ortak noktasının ne olduğunu ortaya çıkardım. Sonra bu süreci başkalarına öğrettim. Geçen yıllar boyunca bu prosedürleri giderek daha rafine bir hale getirdim ve bugün onların hayatlarını değiştirmek isteyen herkese yardımcı olabileceğine inanıyorum.

Eğer geçmiş sizi rahatsız ediyorsa, bir korkunun içine sıkışıp kalmışsanız ya da zihinsel motorunuzun zamanında çalışmasını sağlayamıyorsanız, bu kılavuz size hayatınızı düzene sokma konusunda farklı yollar sunacaktır. Eğer terapide çok fazla zaman geçirdiyseniz ya da bunu kendiniz yapmaya çalışarak çok fazla para harcadıysanız, bu kitap tam size göre. Eğer hayatınızın kontrolünü ele almak istiyorsanız bunu hemen yapmanız size yardımcı olacak. Sadece son derece dikkatli bir yaklaşım sergileyin. Tüm alıştırmaları yapın ve okuduğunuz bilgileri dikkate alın. Bunların bir fark yaratacağını göreceksiniz.

Ben bu kitabı üç bölüme ayırdım.

Birinci bölümün adı, ‘Üstesinden gelmek.’
İkinci bölümün adı, ‘Atlatmak.’
Üçüncü bölümün adı ise ‘Erişmek.’

Dr. Richard Bandler

Giriş


Bu kitap davranışlarınız için bir kılavuz olarak tasarlanmıştır. Size daha hızlı bir şekilde değişmeyi öğreterek değişiklikler yapma ve terapiden, değişimin yavaş, uzun sürecinden kaçınma konusunda yardımcı olacak bir kılavuzdur. Çalışmalarım sırasında keşfettiğim şeylerden biri insanların problemlere çok hızlı bir şekilde sahip olmasıdır. Tek bir kötü kaza sonrasında insanlar araba sürme korkusu edinirler. Bir kere arıların içine düşen biri arı fobisine sahip olur. Eğer insanlar korku sahibi olmayı kısa bir süre içinde öğrenebiliyorsa başka bir şeyi öğrenmeleri de çok zaman almamalıdır, bu yüzden benim tercihim her zaman bir şeyi yapmanın hızlı bir yolunu bulmak üzere başka bir yaklaşım kullanmak olmuştur.

Benimsediğim bu farklı yaklaşım tam olarak neydi? Psikologlar belli bir zorlanma, örneğin fobiler üzerinde çalışmak istediklerinde fobi sahibi bir grup insanı bir araya getirirler ve onları böyle yapan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışırlardı. Fobi sahibi kişilerin bu zorluklarla yüzleştirilmesi benzeri deneyler yaparlar ve onlara korkularını zaman içinde azaltmaları konusunda yardımcı olmaya çalışırlardı. Zamanda geriye doğru gitmek ve travmaları tekrar yaşamak, derin, gizli, içsel anlamı aramak şeklindeki psikoanalitik yaklaşım kullanılıyordu. Bu fikir, içgörü değişim yaratır kavramına dayalıydı.

Bu harika bir fikre benziyordu! Eğer problemlerinizi bir şekilde anlayabilirseniz onlar ortadan kaybolup gidecekti. Sigmund Freud bu kavramın fikir babasıdır ve o zamanlar büyük bir buluş olarak değerlendirilmiş, sonrasında da 100 yıl boyunca çeşitli şekillerde denenmiştir. Burada ruhun anlaşılmasının değişime yol açabileceği fikri geçerlidir. Bir kişinin değişimine fiziksel olarak değil sözlü olarak yardımcı olabileceğiniz fikrinin kendisi umut vaadeden bir anlayıştır. Fakat problemlerinize içgörü kazandırmak fikri herhangi bir işe yaramaz.

Yıllar boyunca insanlar hem psikolojik, hem de fiziksel yaklaşımlar kullandılar. İnsanları iyi davranışları için ödüllendirip kötü davranışları negatif şekilde kuvvetlendirdikleri hedef yanıtı koşullandırma gibi yöntemler denediler. Sigara içenlere bir sigara verip sonra onları şiddetli bir şoka maruz bıraktılar. Ama buradaki problem şudur, sigara içen insanların çoğu bunun sağlıkları açısından kötü olduğunun farkındadır. Neden sigara içmeye başladıklarının bile farkında olabilirler; sebep arkadaşlarına hava atmak, fazla yemek yememek, endişelerden kurtulmak gibi bir şey olabilir ancak insanlar neden sigara içtiklerini bilseler de bu onları durdurmaz.

Birçok insan korkulara sahip olma nedenlerini de bilmektedir. Korkularını çok iyi anlayan bir danışanım vardı. Genç bir kızken sadece bir kişinin değil, bir grup insanın saldırısına uğramış, şiddet görmüş ve tecavüze uğramış, bu yüzden de başka insanlara karşı bir korku geliştirmişti. Dışarı çıkmaya korkuyordu. Aslında neredeyse her şeyden korkuyordu. Kendisine terapi ve ilaç tedavisi uygulayan bir psikiyatriste gitmişti. Evet, Valium kullanıyor olması onu rahatlatan bir şeydi ama eroin bağımlılarının uyuşturucu alması da onları rahatlatır ancak gerçek sorunu çözmez.

Buradaki gerçek sorun kişinin gerek olmadığı anda korkmak şeklinde bir alışkanlık geliştirmiş olmasıdır. Bu kişi kendi içinde yıkıcı olan belli bir davranışa sahip olmayı öğrenmiştir. Bu sizin yaşam kalitenizi yok eder. Özgürlüğünüzü yok eder. Özgür bir toplumda yaşama olanağınızı yok eder.


Bu kız her gün bombaların düştüğü ya da askerlerin size tecavüz ettiği bir yerde yaşamıyordu. Yirmi beş yılı aşkın bir süredir saldırıya uğramamıştı ve o anda da herhangi bir saldırı altında değildi. Yine de her gün korku içinde uyanıyordu. Her gece korku içinde uykuya dalıyordu. İnsanlarla karşılaşmaktan korkuyordu, onlarla buluşmaktan korkuyordu, insanları sevmekten korkuyordu, çalışmaktan korkuyordu, her şeyden korkuyordu.

Yıllar süren terapiden sonra bana gelişi tesadüfen oldu. Beş yüzü aşkın insanla birlikte bir seminere yazılmıştı. İnsanlardan sorularını kağıtlara yazmalarını ve sahneye yerleştirdiğim bir kutuya atmalarını rica etmiştim, o da başına gelenleri tam olarak ifade etmiş, probleminin nedenlerini anladığını ama yine de ondan kurtulamadığını söylemişti.

Onunla başbaşa görüştükten sonra sahneye çıkardım ve ona bu hale gelişinin nedenlerini anlamama gerek olmadığını söyledim. Anlamam gereken şey neden bu şekilde kalmaya devam ediyor olmasıydı. Neden bu duruma geldiği açıkça ortadaydı; başına kötü bir şey gelmişti ve onu tekrar yaşamaya devam ediyor ve dünyadaki her şey bu anıyı tetikliyordu.

Bunlar o kızın başına gelenler yüzünden gerçekleşmiyordu. Bunların nedeni o kızın başına gelenle ne yaptığı ile ilgiliydi: Uyandığı anda kendisine “Neler yanlış gidebilir?” sorusunu sorması ve her seferinde aynı yanıtın ortaya çıkması. Başına gelen şeyin tekrar tekrar gerçekleştiğini gördüğü yaşam boyutunda bir anıya sahipti.

O kızı bunu yapmaktan vazgeçirmem yirmi dakikamı aldı çünkü benim bunu neden yaptığını bilmeme gerek yoktu, sadece onu durdurmak zorundaydım. Bunun daha da iyisi, onu daha önemli bir şeyi yapmaya, mutlu olma alışkanlığını geliştirmeye yönlendirmek zorundaydım.

Eğer yaşamınızın büyük bir kısmında korku içinde olmuşsanız ‘mutlu’ sözcüğünün iyi örneklerine sahip olmamış olabilirsiniz. Bu durumda bunları inşa edebilirsiniz. Benim yaptığım da bu. İnsanlara davranışlarına kılavuzluk etmesi için gerçekten güçlü bir rahatlama, gerçekten güçlü bir iyi hissetme duygusu vermek zorundasınız. Bunu yapmanızın nedeni sonra, gelecekte uyandıkları zaman “Bugün ne kadar eğlenebilirim? Ne kadar özgür olabilirim? Daha önce yaptığımdan daha fazlasını nasıl yapabilirim?” sorularını sormalarını sağlamaktır.

İnsanlar iyi sorular sormaya başladıklarında kafalarının içinde iyi resimler oluştururlar. Eğer iyi resimler oluşturursanız iyi duygular elde edersiniz. Bu durumda hayat, hakkında daha fazla heyecan hissettiğiniz bir şey olur. Bu kız, neredeyse hiç hayatınız olmaması noktasından her şeyin baştan aşağı giderek daha iyi bir hale geldiği zengin, dolu bir hayata nasıl gidebileceğinizin bir örneğidir.


Hayatınızın seyrini tersine çevirmek için bütün bu fikirlerin nereden geldiğini bilmeniz yararlıdır, böylece onların neden bu kadar etkili olduklarını görebilirsiniz. Bütün bu çalışmalara ilk başladığım sıralarda psikiyatristlerden karşılaştıkları en zorlu problemlerden birini ifade etmelerini istedim ve aldığım yanıt da fobiler oldu. Bu yüzden yaklaşımım insanlara fobilerini yenme konusunda yardımcı olmak noktasından başladı ve aynı yaklaşım, başka sorunlar için de işe yaradığını zaman içinde gösterdi.

Fobileri ele aldığım sırada bu fobilere sahip olan kişiler üzerinde çalışmadım. Fobilerini aşmış olan kişileri inceledim. Herhangi bir terapi yardımı olmadan fobilerinin üstesinden gelmiş bir grup insan buldum. Bu kişiler korkularını yenmişti. Onlarla ilk kitabım The Structure of Magic: Volume One adlı kitabın yazımı sırasında geliştirdiğim araçları metodik olarak kullandığım görüşmeler yapmaya başladım. Bu kitapta en başarılı terapistlerin bazı sırlarını keşfetmiş ve onların yeteneklerinden oluşan bir model yaratmıştık. Bu yöntem Meta Model olarak bilinmektedir.

Meta Model insanların o sırada bilgiyi nasıl işlediklerini bulmaya yönelik sorular sormanın bir yoludur. Bilgileri geçmişte nasıl işledikleri ile ilgilenmez, hatta bu bilgilerin gelecekte nasıl ele alınacağı ile de ilgilenmez, sadece şimdi ne yaptıkları konusunu ele alır. “Korkularını nasıl ortaya çıkarıyorlar? Bu bir aktivite olarak nasıl tekrar tekrar gerçekleşiyor?” Daha da iyisi, “Korkularını nasıl aşmışlar? Fobi onları yıllarca felç ettikten sonra onun üstesinden gelmek için attıkları adımlar neler?”

Konuştuğum insanların bazıları asansöre binemiyordu. Bazılarında arı fobisi vardı. Köpek fobisi olan biri, araba sürme korkusu olan birkaç kişi vardı. Yüksekten, açık alanlardan korkan kişiler vardı. Agorafobi, yani evin dışına çıkma korkusu olan birkaç kişi ile de görüştüm ve aniden korku ortadan kalktı, her yere gidebilir hale geldiler.

Bütün bu kişiler bana öykülerini anlattıkları sırada belli ortak noktaları da benimle paylaştılar. Bu noktalardan biri şuydu, hayatlarının bir aşamasında o kadar bıkmış ve usanmış bir hale gelmişlerdi ki onları korkutan şeyi düşünmeyi bırakıp korkmuş durumdaki kendilerine bakmaya başlıyorlardı, “Bu gerçekten de çok aptalca” diye düşünmeye başlıyorlardı. Tüm bu insanların ortak noktası olan bu tür elementler bana ilk ‘fobi tedavisini’ geliştirme fırsatı verdi. Bu aslında bir ‘tedavi’ değil daha çok bir ‘ders’ gibidir.

O sıralar birlikte çalıştığım psikiyatrist bana farklı fobilere sahip kişiler gönderiyordu, böylece geliştirdiğim çalışmayı test edebiliyordum. Fobilerinin üstesinden başarılı bir şekilde gelen kişilerin zihinsel süreçlerini ele aldım ve enstalasyon konusunu ele aldım. Çok basitçe ifade etmek gerekirse bu süreç insanlara farklı düşünmeyi öğretme sürecidir. Düşünme, siz onu pasif bir şekilde yapmazsanız pasif bir süreç değildir. Düşünme her zaman sizin arzu ettiğiniz sonuçları elde edecek şekilde düşündüğünüz aktif bir süreç olmalıdır.

Bu yaklaşım insanların sahip olduğu neredeyse tüm problemlere uygulanabilecek bir süreç oldu. Eğer insanlara farklı bir şekilde düşünme ve davranma konusunda yardımcı olabilirseniz onlar hayatlarını değiştirebilir. Eğer kendinizi motive etmeye çalışıyorsanız ve bunun ne kadar zor bir şey olduğunu düşünüyorsanız bu zor olacaktır. “Eğer zorlukları arıyorsanız onlarla her zaman karşılaşırsınız”. Eğer “Neler ters gidebilir?” diye soracak olursanız bir şeyler muhtemelen ters gidecektir. Diğer yandan eğer “Neler işe yarar?” sorusunu soruyorsanız bunun yanıtını bulabilirsiniz ve bu durumda ben yanıtı bulmuştum.

1974 yılından bugüne kadar geçen sürede gerçek bir fobiye sahip olarak gelen ve ondan kurtulmamış olarak yanımdan ayrılan henüz bir kişi bile olmadı. Birçok insan bana geçen otuz beş sene içinde karşı karşıya kaldığım dirençle ilgili sorular sorar ama aslında ben fazla bir dirençle karşılaşmadım. Bunun tek ve basit bir nedeni var. “Yaptığım şey işe yarıyordu!”


Availability

Bu ürünün mevcudu kalmamıştır.



Müşteri yorumları:

Bu ürün için hiç görüş belirtilmemiş.
Lütfen görüş belirtmek için kullanıcı girişi yapın.


Ganj Kitapları
OVVO Basım Yay. ve Tan. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.
YEDPA Tic. Merkezi E-Cad. No:109 Yeni Çamlıca Mahallesi, Ataşehir / Kayışdağı - İSTANBUL
Tlf : +90 216 660 02 41 | Faks : +90 216 471 86 48