|
|
![]() |
|
|


|
|
|
![]() Resmin tümünü görüntüle |
Milyarder Gibi Düşün Milyarder Ol / Scot Anderson |
|
|
Ürün fiyatı (adet):
15.00 TL
9.00 TL Bu kadar kazandınız: 40.00% |
||
| Ask a question about this product | ||
MİLYARDER GİBİ DÜŞÜN MİLYARDER OLİnsan düşündüğü şekilde var olur. O halde, bu kitapla düşünme şeklinizi değiştirin ve bir milyarder nasıl düşünür siz de öğrenin. Çok sayıda milyarder ile görüşmeler yaptıktan, milyoner olmak üzerine yazılmış yirmiden fazla kitabı okuduktan ve servet sahibi olma konusunu işleyen yaklaşık 400 saat uzunluğundaki CD’leri dinledikten sonra yazar şu sonuca ulaştı: Milyarderler, diğer insanlardan daha farklı düşünüyorlardı. Sadece bir yıl içinde yazar bu kitapta anlattığı şekilde düşünme tarzını değiştirdi ve bu 250.000 dolarlık servetini bir yılda 3.000.000 doların üzerinde bir servete ulaştırdı. Bu rakam, başlangıç noktasından 12 kat daha fazlaydı ve bir yandan da 15.000.000 dolar değerindeki projeleri devam ediyordu. Bu hızla devam edecek olursa önümüzdeki 10 yıl içinde bir milyarder olması gerekiyor. Bu kitap onun yolculuğu, aldığı notlar ve değiştirdiği düşünme şeklinden oluşuyor. Bu yolculuğa onunla birlikte çıkın, içinizdeki düşünme şeklini değiştirin. Bir milyarder gibi düşünmeye başlayın, bu sayede hayatınızın sizi milyarder yapmak dışında bir seçeneği olmayacak. TEK BİR DEĞİŞİKLİK ZENGİNLİĞE NEDEN OLABİLİRÇok sayıda milyarder ile görüşmeler yaptıktan, milyoner olmak üzerine yazılmış yirmiden fazla kitabı okuduktan ve servet sahibi olma konusunu işleyen yaklaşık 400 saat uzunluğundaki CD’leri dinledikten sonra bir sonuca vardım, bu sonuç sadece bir yılda hayatımı kelimenin tam anlamıyla değiştiren, her şeyimi –bireysel emeklilik planımı, hatta çocukları- satacak olsaydım elde edeceğim tutar olan 250.000 dolarlık net değerden, sadece bir yıl içinde 3.000.000 doların üzerinde bir servete yükselmemi sağlayan bir çıkarımdı. Bu tutar başladığım miktarın oniki kat daha fazlası; 15.000.000 dolar tutarındaki projelerim de bir yandan devam ediyor. Eğer bu hızla devam edecek olursam, önümüzdeki beş ya da on yıl içinde bir milyarder olmam gerekiyor. Asıl ilgi çekici olan, bütün bunların sadece tek bir değişiklikle, farklı yaptığım tek bir şeyle elde edilmiş olması. Bu kitap işte bu tek bir şeyi anlatıyor. Eğer bu kitaptan öğrendiklerinizi uygulayacak olursanız, bu bir yıllık yolculuğun aynısını siz de yaşayacaksınız. Eğer bu tek bir şeyi yaparsanız, siz de milyarder olma yolunda ilerliyor olacaksınız. Bu çok basit bir şey ama ben hayatımın 37 yılını ondan kaçınarak geçirdim. Çok kolay bir şeydi ama bu bizim hepimizin kaçındığı bir şeydir. Düşünme şeklimi değiştirmek zorundaydım. Evet, hepsi bu kadar. Düşünme şeklimi değiştirdiğimde yaptıklarımı da değiştirmeye başladım ve bu da sonuç olarak hayatımda elde ettiğim sonuçları değiştirdi. Çok basit bir şeydi ama onu anlamam ve gerçekten yapmam otuzyedi yılımı aldı. Kutsal kitapta insanın düşündüğü şekilde var olacağını söylemektedir. Eğer bir milyarder gibi düşünmeye başlayacak olursam, kutsal kitaba göre hayatımın onu bana sağlamak dışında bir seçeneği kalmamaktadır. Bugün bulunduğunuz yer, dün sahip olduğunuz düşüncelerin bir toplamıdır; yarın gideceğiniz yer bugünkü düşüncelerinize dayanır. Eğer zenginlerin oluşturduğu %5’lik dilimde yer alan kişiler gibi düşünebilirseniz, zaman içinde siz de o dilimin bir parçası olursunuz. Eğer toplumun ortalama insanı temsil eden %95’i gibi düşünmeye devam ederseniz, ortalama olarak kalmaya devam edersiniz. Ancak size yetecek miktarda bir hayat sürersiniz, ancak emekli olmanıza yetecek kadar para biriktirebilir, bireysel emeklilik geliriniz ve sosyal güvenlik kurumundan aldığınız maaşla geçinirsiniz. Ama bir milyarder gibi düşünmeye başlayacak olursanız, Tanrı’nın sizin içinde olmanızı istediğiniz yere, bolluk ve bereket ülkesine adım atarsınız. İsa, yüreğinizin bolluğundan üretiyor olduğumuzu söylemektedir. Kalbinizde ne varsa yaşadığınız dünyayı onlar oluşturacaktır. Eğer kalbinizde vasat şeyler varsa, eğer kalbinizde kıt kanaat geçinip gitmek varsa, kendini üreten de bu olacaktır. Eğer kalbinizde olan şey bolluksa, o zaman sizin dünyanızda kendisini çoğaltacak olan şey de bolluktur. Tüm görüşmelerden, tüm kitaplardan, tüm CD’lerden sonra, zengin olma üzerine üretilmiş aptalca kandırmacaları, işe yaramayan hilelerin arasından kendime bir yol açtığımda, her şeyi gerçekten özüne indirgediğimde, zengin insanların diğer insanlardan farklı şekilde düşündüğünü fark ettim. Donald Trump’ın tüm parasını elinden alsanız bile, düşünme şekli sayesinde çok kısa bir sürede tekrar aynı seviyeye gelecek olmasının nedeni budur. Trump nasıl düşünüyorsa, kendisi de öyledir. Milyarderler farklı şekilde düşünürler. Onlar özellikle yedi konuda diğer insanlardan farklı bir düşünce yapısına sahiplerdir: Para, Yatırım, İş, Riskler, Akıl, Zaman ve Problemler. ParaMilyarderler paranın hangi amaca hizmet ettiği konusunda farklı şekilde düşünürler. Biz parayı bir şeyleri elde etme aracı olarak düşünürüz. Onlar parayı bir yatırım amacı olarak görürler. Daha büyük bir eve, daha güzel bir arabaya, daha büyük bir televizyona sahip olmak için daha fazla paraya ihtiyacımız vardır. Milyarderler parayı daha fazla para kazanmanın bir aracı olarak görürler. Bolluğa kavuştuklarında bunun bir bölümünü hayatlarına daha iyi şeyler katmak için kullanırlar. Biz kazandığımızın büyük bir bölümünü hayata dair harcamalarımızda kullanır, küçük bir kısmı ise yatırımlara (bireysel emeklilik, biraz borsa) yönlendirir, bu şekilde geçinir gideriz. Ekstra bir para kazanır kazanmaz, onu nerelere harcayacağımızı düşünmeye başlarız. Zenginler ise nereye yatırım yapacaklarına karar vermeye çalışırlar. Uzun zamandır beklediğimiz terfiyi aldığımızda gidip daha iyi bir araba alırız çünkü artık 250 dolar daha fazla kredi taksiti ödeyebilir bir hale gelmişizdir. Şimdi gidip o büyük ekran televizyonu da satın alabilir ve parasını önümüzdeki beş yıl içinde ödeyebiliriz. Zenginler daha başlangıçta şunu söyler: “Yine aynı arabaya bineceğiz, yine aynı televizyonu seyredeceğiz, aylık 250 doları milyonlara dönüştüreceğiz. Sonra bütün bunları servetimizle satın alabiliriz.” Biz yokluktan satın alırız. Onlar bolluktan satın alırlar. Zenginler parayı bir araç olarak görürler. Biz parayı bir şeyler satın almanın bir yolu olarak görürüz. Bugün satın aldıklarımız için yarın çok daha fazlasını öderiz. Onlar bugün yatırım yaparak yarın çok daha fazlasını satın alırlar. YatırımBizim için yatırım, sadece emekli olmaya yetecek kadar paraya sahip olmak amacıyla yaptığımız bir şeydir. Zenginler onu bolluğa kavuşmak için yapılan bir şey olarak görürler. Biz bireysel emeklilik fonlarına ve belki de bir miktar borsaya (hisse senetleri hakkında hiçbir şey bilmeyen birilerinin bize verdiği bir tüyoya dayanarak) yatırım yaparız. Yatırım yapmak konusunda hiçbir şey bilmeyiz, bu yüzden bu işi çok da iyi yapmamaya eğilimliyizdir. Zenginler için yatırım bir önceliktir. Bu yüzden sürekli yatırım üzerine bulabildikleri her şeyi okur, çalışır ve öğrenmeye çalışırlar. Geri kalan bizler gazetelerin iş dünyası sayfalarına göz atar ve Yahoo’dan bir-iki hisse senedi raporu okuruz. Onlar hayatlarının önemli bir bölümünü nasıl büyük bir yatırımcı olacaklarını öğrenerek geçirirler. Biz zenginlerin nasıl yatırım yaparak para kazandıklarını okumaya biraz zaman ayırırız. Bu sırada “Bütün bunlar neden benim de başıma gelmiyor? Bu adamlar ne kadar da şanslı!” diye söyleniriz. Hayır, o kişi şanslı değil, hazırlıklıdır. ŞANS her zaman hazırlıklı olandan yanadır. O kişi farklı şekilde düşünmüş, bu farklı düşünme şekli onu şanslı yapmıştır. Bizim için yatırım yapmak bir öncelik değildir. Bu bir öncelik olmadığı için de, yatırım yapacak fazla bir şeyimiz yoktur. Yatırım bizim hayatımızda yer alan bütçe kalemlerinden biri bile değildir. Biz giysilerimiz, dışarı çıkmak, tatile gitmek, televizyon almak, golf klübü ve hayatımızdaki her şey için bir bütçe ayırırız. Zenginler başlangıç noktasında bütçelerini yatırımlarını merkez alarak yaparlar. Biz nesneleri merkez alırız. Biz yatırım yapmayı emekli olmanın bir yolu olarak görürüz. Zenginler onu kendilerini bolluğa doğru fırlatacak bir mancınık olarak görürler. Onlara göre yatırım, bolluğun anahtarıdır. Bizim için yatırım, emekli olduğumuzda bize ancak yetecek kadar paraya sahip olmaktır. Zenginler başlangıç noktasında bütçelerini yatırımlarını merkez alarak yaparlar. Biz nesneleri merkez alırız İşEğer daha iyi bir işe girebilirsek zengin olabileceğimize inanırız. Komik olan şey şudur ki, eğer Trump tüm parasını kaybedecek olursa, öncelikle iyi bir iş bulmayı amaçlamayacağını garanti ederim. Trump yatırım yapacak bir şey arıyor olacaktır. Zenginler paranızın sizin için çalışması gerektiğine inanır. Biz paramız için çalışmamız gerektiğine inanırız. “Eğer daha iyi bir işim olsaydı. Eğer o terfiyi alabilseydim, zengin olurdum.” Hayır, bu durumda sadece daha fazla para kazanıyor olurdunuz ama zengin olmazdınız. Yılda altı haneli rakamlar kazanıyor olmakla birlikte her şeylerini satsalar bile tüm varlıkları net olarak birkaç yüzbin doları geçmeyecek kişiler tanıyorum. Evet o büyük eve, büyük arabaya, hayatın tüm avantajlarına sahipler. Ama zengin değiller. Yılda 200.000 dolar kazanırken işini ve her şeyini kaybeden çok insan gördüm. Yılda milyonlar kazanan spor yıldızları, kariyerleri sona erdiğinde iflasın eşiğine gelir. Lig oyuncusu olan futbolcuların %75’inin futbol oynamayı bıraktıktan sonra iflas ettiklerini duydum. Zenginler işlerini yatırım yapacak parayı kazanma aracı olarak görürler. Biz işlerimizi nesneleri satın alacak parayı kazanmanın bir yolu olarak görürüz. Bunu bir düşünün. Şimdi on yıl öncesine göre yılda 20.000 – 30.000 arası daha fazla para kazanıyorsunuz. Bu para nerede? Geçen yıl gelirinizde oluşan 5.000 dolarlık artışla ne yaptınız? Daha büyük bir televizyon? Bir tekne? Bir araba? Belki bilmiyorsunuz bile. On yıl önce, ayın sonunda tüm faturalarınızı ödedikten sonra elinizde kalan 37 dolardı. Bugün o zamana göre iki kat para kazanırken halen ayın sonunda sadece 37 dolarınız kalıyor. Düşünme şeklinizi değiştirmediğiniz sürece bundan on yıl sonra da yine elinizde kalan para bu tutarda olacak. Düşünme şeklimizi değiştirmediğimiz sürece ne kadar para kazanıyor olduğumuzun hiç önemi olmayacaktır. Asla zengin olamayacağız. Eğer Trump tüm parasını kaybedecek olursa milyonları tekrar kazanmak için iyi bir iş sahibi olmaya çalışmazdı. Belki bir işe girerdi ama bu işin amacı yatırım yapacak parayı kazanmak olurdu. Sizin işinizin amacı da bu. Zengin bir kişiye göre iş, size mümkün olduğu kadar yatırım yapacak para sağlarken mevcut yaşam koşullarınızı idame etmenizi sağlamak için vardır çünkü zenginliği sağlayan sahip olduğunuz iş değil, yatırımdır. Paramızı ekilecek bir tohum gibi görmeye başlamamız gerekiyor. İncil, Tanrı’nın ekinciye tohum sağladığını söyler. Bu sadece inançlarına emek harcayan kişileri değil, yatırımlarına sermaye koyanları da ifade etmektedir. Yetenekler ile ilgili kıssaları düşünün. Tüm parasını elinde tutan adama ne olmuştur? Bu para onun elinden alınarak yatırım yapana verilmiştir. Etrafınıza bakın. Para kime veriliyor? Onu istifleyene ya da harcayana değil, ekene. Parasını kaybetmiş biri olarak aynı tutuma sahip olduğumuzdan çoğumuz şöyle diyecektir, “Ama ben yatırım yapmaya korkuyordum. Onu kaybetmekten korkuyordum.” Bu düşünme şekli yüzünden sahip olmamız gereken bolluğa asla kavuşamayız.” Sahip olduğumuz işin bize ekonomik özgürlük sağlayacağını düşündüğümüzde Tanrı’yı alıp bir kutuya yerleştirmiş oluruz. Sınırları olmayan bir Tanrımız var ama biz ona sınırlar getiririz. Tanrı’nın yapamayacağı tek şey vardır ve bu da bir kişinin iradesinin tersine gitmektir. Ne kadar çok dua ettiğiniz ya da oruç tuttuğunuz, etrafta dervişler gibi dolaştığınız umurumda değil, Tanrı patronunuzun size zam yapmasını sağlayamaz. Tanrı patronunuzun sizi terfi ettirmesini sağlayamaz. Patronunuz bir sabah uyanıp, “Biliyor musun, Scot aslında o kadar da iyi bir çalışan değil ama kendi maaşımdan keserek ona büyük bir zam yapacağım,” demez. Tanrı’nın nasıl sınırlandığını görüyor musunuz? Ama eğer yatırım yapmaya başlarsak, Tanrı şöyle der, “Şimdi üzerinde çalışacak bir şeyim var.” Şimdi Tanrı’yı kutudan çıkarmış ve ona şöyle demişsinizdir, “Tanrım, senin sınırların yok. Yapabileceğini yap” Tanrı, “Ekinciye tohum veririm,” der. “Scot ona verdiğim çok az şeyle de inançlı biriydi. Ben onun daha fazla fazlasına hükmetmesini sağlayacağım.” İncil Tanrı’nın sizin ellerinizi uzatacağınız her şeyi kutsayacağını söyler. Sorun şudur ki, çoğumuzun elini uzattığı tek şey sadece uzaktan kumandadır. Evet, olabilecek en iyi televizyona sahibiz. Ama elimizi yatırımlara uzatmaya başladığımızda Tanrı tüm gayretlerimizin içinde kendini göstermeye başlar. RisklerRisk almayız çünkü başarısız olmaktan korkarız. Ya her şey boşa giderse? Zenginler ise risk almadıkları durumda çoktan başarısızlığa uğramış olduklarını düşünür. Biz kendimize şöyle deriz: “Ya işler kötüye giderse? O zaman ben başarısız biri olurum.” Zenginler ise şöyle düşünür: “Bu işte şansımı denemeyecek olursam bir başarısızlık örneği olurum.” Biz Tanrı’yı işsiz bırakan bir dünyada yaşıyoruz. Kendi faturalarımızı, kredi kartlarımızı, kredi taksitlerimizi ödüyoruz. Bunların hepsini kendi başımıza yapıyoruz. Gerçekten de Tanrı’ya ihtiyacımız yok. Tanrı bizim ona ihtiyaç duyduğumuz, bir adım öne çıkarak “Tanrım, bu iş benim için imkânsız. Ama seninle hiçbir şey imkânsız değil,” dediğimiz bir yerde olmamızı çaresizce istemektedir. Bu şekilde Tanrı’yı işsiz olmaktan kurtarmış oldum. O’na benim hayatımda yapacak bir şey verdim. Şimdi O’nunla birlikte çalışıyoruz. İncil, Tanrı’nın bizim adımlarımızı yönlendirdiğini söyler. Oturuş şeklimizi yönlendirdiğini söylemez. Arkamıza yaslanıp otururken Tanrı’nın milyon dolarlık bir fikri kucağımıza bırakmasını bekleyemeyiz. Bazı adımları attıktan sonra Tanrı “Tamam, şu tarafa git. Şimdi bu tarafa dön,” diyebilir. Babam daima hareket etmeyen bir bisikleti yönetmenin olanaksız olduğunu söylerdi. Artık bisikleti harekete geçirme zamanı geldi. Bir adım atarak bazı riskleri alma zamanımız geldi. Zenginler risk alanlardır. Bu sizin asla başarısızlığa uğramayacağınız anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır. Zenginler siz ve benden yüzlerce kere daha fazla başarısızlığa uğramışlardır. İşte bu yüzden onlar zengindir. Zenginler başarısızlığa uğramış olmanın sizi başarısız biri yapmayacağını bilir. Sizi başarısız kılan, hiç denememiş olmaktır. En çok satan kitaplardan biri olan Rich Dad Poor Dad adlı kitabın yazarı olan Robert Kiyosaki, on işten dokuzunun başarısız olduğunu söylemektedir. Bunu duyduğumuzda şansın bizim aleyhimizde olduğunu düşünürüz. Bundan uzak durmamız gerekmektedir. Biz, “başarısızlığa uğrama şansım %90” deriz. Zenginler, “Başarılı olma şansım %100. Başarılı olmak için bütün yapmam gereken on işe başlamak,” derler. İlk dokuz iş girişiminizde başarısız olmanız önemli değildir çünkü onuncuda on milyon dolar kazandınız. Çok az sayıda insan Donald Trump kadar başarısızlığa uğramıştır ama o başarısız biri olmaktan çok uzaktır. Biz riskleri almaya gücümüzün yetmeyeceği şeyler olarak görürüz. Zenginler risk almama gibi bir seçenekleri olmadığını düşünürler. Hayatımın son on yılında İsa’nın bedeninin geri kalanı gibiydim. Başıma gökten bir şey düşmesini, iş yerimde terfi edebilmeyi umut ediyordum. Ama ne kadar para kazanıyor olursam olayım, ayın sonunda, herkes gibi, elimde yine aynı miktar para kalıyordu. Geçen yıl bir adım öne çıkıp farklı şekilde düşünmeye başladığımda, hayatım da değişmeye başladı. Geçen yıl bir milyon dolarlık bir projeye girerken büyük bir risk aldığımı düşünüyordum. Bir yıl sonra elimde toplam değeri 13 milyon dolardan daha fazla olan projeler vardı. Olan şey, benim bir milyarder gibi düşünmeye başlamamdı. Eskiden buna gücümün yetmeyeceğini söylerdim. Şimdi bunu yapmamaya gücümün yetmeyeceğini söylüyorum. Beni bu sürece girmeye ortaklarımdan biri ikna etti. O çok zeki ve maddi konularda danıştığım insanlardan biridir. Bana, “Daha fazla satın almalıyız,” dedi. “Yok canım,” diye yanıt verdim, “Biraz yavaş olalım. Zaten üç milyonluk iş devam ediyor. Bu bence yeterli.” “Bu bir fırsat penceresi ve hayat bunlardan ibaret. Fırsat pencereleri çok kısa bir süreliğine açılır ve sonra ortadan kaybolur. Eğer bu fırsat pencelerelerinden birinden içeri girmezsek, onları kaçırırız,” diye yanıt verdi. Eğer geçen yıl adım attığım yere adım atmamış olsaydım, emlak piyasasında şaşırtıcı bir miktar para kazanma fırsatını kaçırmış olacaktım. Sadece tek bir yatırım yapmış olarak kalacaktım. Bir miktar para kazanırdım ama her şeyin dışına çıkarak inanılmaz bir para kazandım. |
||
|
Availability
Stokta: 193 |
||
Müşteri yorumları:Bu ürün için hiç görüş belirtilmemiş.Lütfen görüş belirtmek için kullanıcı girişi yapın. |
||